Uzmanlarımız

Dr.Fevzi Özgönül( Kimdir? )
Estetik-Plastik Cerrahi/Medikal Estetik

Karboksipunctur ile Zayıflama

 

Çok farklı bir görüş...Haftada 2 defa 2 dakikada zayıflama
Aşağıdaki yazı tamamen benim şahsi düşüncem ve bugüne kadar zayıflama üzerine yaptığım çalışmalarımın bir sonucudur. Hiç bir yöntem ve doktoru hedef almamaktadır.

Çevrenize şöyle bir bakın, 2 değişik tipte kişilerle karşılaşacaksınız. Zayıflar ve şişmanlar.
Benim bir inancım var, öncelikle şişmanlık kaderiniz değildir ve şişmanlığın genetikle bir alakası yoktur. Çok zayıf bir kişi çok aşırı şişmanlayabilir veya çok şişman bir kişi aynı şekilde zayıflayabilir ve hayatı boyunca zayıf kalabilir. Bu değişime uğrayan kişilerin genetiği değişmediğine göre, ara sıra haberlerde yayınlanan şişmanlık geni bulundu gibi haberler de doğru olmasa gerek. Bu tamamen kişilerin davranış biçimiyle alakalıdır. Aynı işyerinde aynı şartlarda çalışan, aynı yemekhanede aynı yemekleri yiyen zayıf ve şişman kişilerle karşılaşabilirsiniz. Buradaki fark vücudun hangi mantıkla çalıştığıdır. Eğer vücudumuz depolama mantığı ile çalışırsa kilo alır veya kilo veremezsiniz. Eğer vücudumuz harcama mantığı ile çalışırsa zayıf kalırsınız. Aslında zayıflamak veya şişman kalmak tamamen elimizde. Klasik zayıflama anlayışını düşünürsek aldığımız kalori, harcadığımız kaloriden az olursa kilo vermeye başlarız. Bunu başarmak için belirli bir diyet programı ile kalorimizi ayarlamamız , fazla harcama yapmak için spor yapmamız gerekir. Bunu başarabilirsek zayıflarız. Bu şüphesiz ki uzun ve yorucu bir çaba ve sabır gerektirir.Bu çabayı sarfedebilenler ve yeterince sabırlı olanların bir kısmı bu mutlu sona ulaşır ve sonunda zayıflar kervanına katılır. Bir kısmı dedim çünkü istatistikler gösteriyor ki bu yöntemle zayıflayanların bir çoğu çeşitli nedenlerle, işlerinin yoğunluğu, damak zevki, psikolojik sorunlar, yaşam şartlarının değişmesi, bıkkınlık, korku, programa uyamama, hormonal nedenler, ilaç kullanımı vs vs nedeniyle programı yarıda bırakıp şişmanlıyor veya programı tamamlasa bile bazen hiçbir neden olmadan da tekrar şişmanlar kervanına katılıyor.

Pekala ya işin aslı böyle değilse ve biz hep hatalı düşünüyorsak ne olacak. Bu klasik yorum ya bir yanlıştan ibaretse.

Çevrenizde tanıdığınız şişman obur kişiler mutlaka vardır. Çok yemek yerler, o kadar çok yerlerki siz bile şaşırısınız. Fakat onları hep şişman görürsünüz. Bu kişiler şişmandırlar ama hiçbir zaman 1.000 kilo olmazlar. Aslında her yediğimiz yüksek kalori vücudumuzda yağ olarak depolanıyorsa neden bu kişiler aldıkları kalorilerinin hepsini depo etmezler. Hangi mekanizma devreye giriyor da, bu aşırı şişmanlamayı engelleyebiliyor. Yani nasıl oluyor da bu enerji vücudumuzdan atılabiliyor. 100 gram yağ eritebilmek veya 1.000 kalori verebilmek için ne kadar çok çabalamamız, hareket veya spor yapmak zorunda kaldığımızı bir düşünün. Aslında bu obur diye tabir ettiğimiz kişiler günde 9.000 kalori alıyorlar ama bunun büyük bir çoğunluğunu vücuda almadan veya aldıktan sonra yok edebiliyorlar. Demek ki vücudumuzda bir tetik mekanizması çalışıyor ve bu atımı gerçekleştirebiliyor.



123

Yorum Ekle

Web Tasarım Data1        

İsim Bankası

Reklam Verin

Tatlı Sözlük