Çocukluğun %50’si babaya ait bir döngüdür

Baba olmak büyük bir mutluluktur. Bir erkeğin yaşayabileceği en büyük mutluluk…

Farklı bir anlamı vardır baba olmanın. Aynı zamanda farklı bir duygusallığı ve kendi içinde farklı bir dinamiği vardır.

Baba olmak sadece fiziksel ve ruhi bir boyut değil, bunun çok daha ötesidir. Herkes baba olabilir, ama herkes baba olamaz aslında. Bu çok farklı bir olgudur.

Çocuğun sadece fiziksel ihtiyaçlarını karşılamakla bu konu yürümez. Hiçbir zaman da yürümemiştir. Oyuncaklar, markalı giysiler, ya da elektronik hazineler almak, bir babayı baba yapmaz. Babalık kavramı, bunun çok daha ötesindedir. Bir baba, her şeyden önce çocuğuna zaman ayırmalı ve bu zamanı kaliteli geçirmelidir. Laf olsun diye zaman geçirmek, ona karşı bir saygısızlıktır ve bunu en iyi çocuk anlar. Bir çocuğu hissetmenin en iyi yolu, onu yaşamak ve onunla yaşamaktır.

Her şeyden önce empati kurmak ve onun ne kadar sevgiye ve ilgiye muhtaç olduğunu fark etmek gerekir. Babanın çocuğa borcu vardır öncelikle. Bu onu yaşama getirme borcudur. Hiçbir çocuk yaşama gelmeyi kendisi seçmez. Ne de anne babasını. Ne de büyüyeceği psikolojik ve sosyolojik ortamı. Bu, tamamıyla anne ve babanın inisiyatifidir. Ve çocuk, ona hazırlanmış sosyal rolle doğar. Bireyin yaşamdaki ilk sosyal rolü (görev tanımı) çocukluktur. Basit bir hesapla da, bunun yüzde ellisi, babaya ait bir döngüdür.

Bir baba üşenmemelidir. Sevmekten, uğraşmaktan ve onun uğruna mücadele etmekten üşenmemelidir. Yorulabilir, güçsüz düşebilir, ancak; üşenmeye ve hele de bıkmaya hiçbir babanın hakkı yoktur. Çocuk bizim en değerlimiz ve en tatlımızdır. Onları nasıl sevgiyle dünyaya getirdiysek, öylece de yeşertmeliyiz. Bunu bir görev olarak algılamadan ve üşenmeden…

Çocuklar da, aynen büyükler gibi hisseder ve farkındalıklı yaşar. Büyüklerden tek ayrıldıkları yön, bunu izah ediş tarzları ve dilsel yetersizlikleridir. Uluslararası Çocuk Hakları Sözleşmesine göre, 18 yaşına kadar her birey çocuktur. Yani onun sosyal, psikolojik, fizyoloji etik ve birçok değersel gelişimi ebeveyne aittir. Burada hiç şüphe yok ki, önemi tartışma götürmeyecek bir baba figürü doğar. Bir baba, her yönden baba olmalı ve çocuğun duygusal ihtiyaçlarını yerine getirmelidir. Bunun da ilk adımı, mazeretlerden sıyrılmak, gerçekleri kabul etmek ve ekip olabilmektir.

Ekip ruhu çok önemlidir. Eğer bir aile ekip olabilirse, çocuk yaşama daha hazır olur. Bu ekipte babanın rolü zaten bellidir. Hiçbir zaman geç kalınmış değildir. Sonsuz bir zaman dilimi değil, ancak; bir şeyleri başarmak için yeterli bir zaman var gibi görünüyor.

Ne dersiniz?


Mehmet Murat Döğüşgen
 



1


YORUMLAR
Özer Bey ve Buse Hanim, yorumlarinizi begeniyle okudum. Sizlere tessekür ediyorum. Hep birlikte daha iyi seyler düsünüp üretecegiz. Saygilarimla mmd

Mehmet Murat Döğüşgen | 15.4.2009 00:34:00   
çocuklarda hissederler... ayni bizler gibi... ama onlarin hisleir bizimkilerden daha masumdur.. böyle bir varliga davrans biçimi çok önemlidir. ve özveri ister bunu anne veya baba iki birey de göstermelidir. yazialrinizin devamini merakla bekliyorum.. saygilar

Özer Büyük | 14.4.2009 23:06:00   
murat bey; bir anne adayi olarak yazdiklarinizi çok gerekli ve dogru buluyorum. haklisiniz "aile olmak bir ekip isidir ve hiçbir zaman geç kalinmis degildir." bizi daha bir çok konuda aydinlatmanizi bekliyoruz. kaleminize saglik

Buse Tabak | 14.4.2009 22:29:00   

Article Düzenle

Yorum Ekle

Web Tasarım Data1        

İsim Bankası

Reklam Verin

Tatlı Sözlük