Hamileliğinizin Üçüncü Üç Aylık Dönemi

Doğum dönemi

 

Doğum dönemi” beş haftayı içeren bir süreçtir. Hamilelik, 37. haf­taya ulaştığında, doğum zamanı gelmiştir bile. 1 hafta veya 4 hafta sonra bile bebek henüz doğmadıysa, hala doğum dönemi devam etmek­tedir ve bu çok normaldir. 37 hafta ile 42 hafta arasında doğan tüm bebekler, “doğum dönemi” içinde doğmuş olacaklardır. Bir ebeveyn, bebeklerinin beş gün geç olduğunu söylemekle, aslında önceden hesaplamış olası doğum gününden 5 gün sonra doğduğunu kastetmiştir. Aslında, teknik olarak, doğum döneminden beş gün sonra doğduğu izlenimini verse de, bu yanlıştır. “Doğum dönemi” terimi bu açıdan yanıltıcıdır.

Bebeğin önceden belirlenmiş doğum tarihine göre konuşmaktansa, kaçıncı hamilelik haftasında (38. hafta, 41. hafta,) doğduğunu belirt­mek daha uygundur.

“Doğum dönemi” çeşitli rahatsızlıklarla tanımlanmıştır, bu tip sıkın­tılar olacaktır elbette. Bir de, cenin hareketlerinde azalma eğilimi görülecektir. Bu, bebeğin büyümesi ve amniyotik sıvının azalmasına bağlıdır. Bu olgu, 36. haftadan itibaren başlar. Bebek için dar bir alan, kısıtlanmış bir özgürlüğün sonucudur. Ne olursa olsun bebeğin hareket­lerinde belirgin bir azalma hisseden anne adayı, GP’sini kontrol ettirmek zorundadır. Eğer bu, bugün hissedildiyse, bugün kontrol ettir­ilmeli yarına bırakılmamalıdır.

Bebeklerin yüzde sekseni bu dönemde, fakat çok azı tam önceden belirlemiş tarihte doğacaktır. Bu gerçekleşebilir ama bunu hoş bir ikramiye olarak algılamak ve bu tarihe odaklanmamak gerekir. Doğum tarihi hesaplandığında, bebeğin yaklaşık bu zamanlarda doğabileceği­ni, 1-2 hafta fark edebileceğini önceden belirtmek gerekmektedir.

Braxton-Hicks kasılmaları daha rahatsız edici olabilir, hatta sıklaşa-bilir. Bu nedenle, bazı kadınlar, özellikle önceden doğum deneyimi olmayanlar, doğumun geldiğini düşünürler. Rahim mesaneye baskı yaptığından, tuvalet ziyaretleri sıklaşır, kadın daha sık ve daha çok miktarda çiş yapma ihtiyacı duyar.

Doğumun başladığına inansalar da, çoğu kadına henüz başlamamış olduğu söylenir. İşte bu yüzdendir ki; “doğumum 5 gün sürdü” gibi hikâyeleri çok duyarız. Kimsenin doğumu beş gün süremez, bu fiziksel olarak da imkânsızdır! Ebeveynlerin doğum öncesi ile ilgili az bilgiye sahip olmalarından dolayı bu tip yanılmalar çok yaşanır.

“Doğumun gizli safhası” diye bir evre vardır. Bu; dışarıda bir şeyler içerken, banyoda yıkanırken ve herhangi sevilen bir aktivite sırasında hafifçe kendini gösterebilir. Ama maalesef çok ağrılı, hatta hastanede ağrı kesiciye muhtaç bir durumda da yaşanabilir. Bu süreç bir saatten az da olabilir veya 18-24 saate kadar da uzayabilir. Bunların hepsi normaldir.

Bir ebe veya doktor, doğumu başlayan kadına ilk vajinal kontrolünü yaptığında, amaç doğum evresinin başlayıp başlamadığını tespit etmek içindir. Bazen, bulgular doğum için yeterli değildir. Doğum için düzen­li kasılmalar ve rahim ağzının 3cm’e kadar açılmış olması gerekmekte­dir, bulguların yeterli olmaması, sıkıntı vericidir.- Bu bir gerçektir. “Doğum henüz başlamadı” demek kadının tabi ki keyfini kaçırabilir. Bu kişi, büyük ihtimalle, gizli safhadadır ama henüz gerçek doğum başla­mamıştır. Bu açıklanabilir fakat bu sürecin ne kadar süreceği önceden belirlenemez. Ancak, daha önce bir doğum yaptıysa, önceki deneyim­leri kendisine rehber olabilir.

Doğumun başlamasıyla istenilen; düzenli kasılmalara karşı dayanıklı olmak, bebeğin dış dünyaya doğru pelvisten aşağı inmesi ve rahmin sürekli açılmasıdır. Süreç, nadiren o kadar hızlı gelişir ki, anne de, doğumu yaptıran kişi de ne olduğunu takip etmeye zaman dahi bulamazlar. Buna “hızlı doğum”denir. Diğer durumlarda ise, süreç yavaş ilerler veya durabilir.

Kimin rahat bir doğum yaşayacağını önceden belirlemek imkân­sızdır. Fakat, karşılaşabilecek zorluklan öngörmek mümkündür. İlk hamileliğinde, bebeğin normal pozisyonda (baş önde) olup da vajinal doğum (normal doğum) yapmamasını söylemek pek sık görülen bir durum değildir. Bazı durumlarda, mümkün gibi görünmese de normal doğum çok kolay ve başarılı gerçekleşebilir. Buna karşın, bu meslekten olan herkes, bazen sebebini anlamadan doğumun karışıklaştığını ve durumu düzeltmek için çok çaba sarf edilen hadiseler yaşanmıştır. Bu tabiattır. Modern doğum uzmanları, o kadar verimlidir ki, bilinmeyen­le mücadele etmek artık o kadar da zor değildir.

Doğum üç safhadan ibarettir. İlk safha, serviksin (rahim boynu) tamamen açılması ve aşağı itişin başlamasıyla sona erer. İkinci safha, itişin bitmesi ve bebeğin çıkmasıyla sona erer ve böylece 3. ve son safha başlar. 3. safha çoğu annenin farkında olmadığı veya ilgilen­mediği bölüm olarak; plasentanın çıkarılmasıyla sonlanır. Doğum uzmanlığı, bu her safhanın uzunluğunu etkileyebilir.



123456789


Article Düzenle

Yorum Ekle

Web Tasarım Data1        

İsim Bankası

Reklam Verin

Tatlı Sözlük