Uzmanlarımız

Prof. Dr. Sabiha Pektuna Keskin( Kimdir? )
Ruh Sağlığı

Çocuğunuzun Beyni Huzurla Gelişir

"Çocuğumun zeki olmasını istemiyorum." diyen yoktur. Tam tersine, "O da olsun, bu da olsun ama en önemlisi çocuğum zeki olsun." benzeri duygu ve düşünceler, bazen hamilelikle birlikte bazen çok daha önceleri yeşerir hayallerimizde, bilinçaltımızda. 

İnsan zekasının en yoğun olarak test edildiği mekanlar okullardır. Yazılar yazılır, kitaplar okunur. Biz aileler de doğal olarak bu aktivitelere katkıda bulunmak isteriz. Çocuğumuzu kitaplarla tanıştırmak, eline kalem verip yazılar yazdırmak gibi.
 
Hatta bıraksalar bu uğurda hamileyken kitap yutmaya falan kalkışabiliriz. Bu içgüdümüzün farkında olan oyuncak sektörü de oyuncakları kitap şekline mi desem kitapları oyuncak şekline mi desem dönüştürmüş durumdadır.
 
Oysa bebeklere sunulan kitap oyuncaklar, çıngıraktan farksızdır. Renklidirler, seslidirler, farklı dokular içerirler. Yani bebeğin görme, işitme ve dokunma duyularının ortaklaşa aktifleşmesini sağlayan çıngırağın ya da bir diş kaşıyıcısının etkinliğine sahiptirler. Sahip olmadıkları tek şey kitap olmaktır. Çünkü bebekler kitaptan anlamazlar.
 
Okumaktan keyif alanlar için, kitaplar olağanüstü sıcak ve cezbedicidir. Elinizden bırakamazsınız. Yolda elinizde, yatakta kucağınızda, yemekte masanızda, hatta otobüste ayakta bile okumaktan keyif alırsınız.
 
Keyif almayanlar için ise kitaplar soğuktur, iticidir, anlaşılmazdır.
 
Kitaplar bebekler için de böyle anlaşılmazdır. O nedenle, iticidir soğuktur. Oyuncak sektörü de hem annenin hem bebeğin nabzını tutar ve çıngırak etkinliğinde kitaplar üretir. Bizler de bebeklerimizi kitapla tanıştırmış olmanın huzuru ile onları daha zeki yapmanın ilk adımını attığımızı sanırız.
 
Bebek için diğer oyuncaklardan farksız olan bu kitap oyuncaklar; bebeğin 5 duyusuna hitap eder dedik. Şöyle ki; 0-3 yaş aralığında çocuklar duyu-motor dönemindedirler. 5 duyuları ile çevreyi algılar ve onu en ince detayına kadar kodlarlar. 5 duyularının algılayamadığı duyumlar beyinlerinde henüz soyut algı kodlama yeteneği olmadığından beyinde nereye kodlanacağı belli değildir.
 
Soyut algı sıklıkla kaygı ile eşlenerek de kodlanabilir. Sonunda sakin uslu bir çocuk anlaşılmaz bir şekilde yaramaz, hiperaktif, hırçın, saldırgan gibi sıfatlar ile tarif edilir olur.
 
Soyut algıyı biraz daha açacak olursak, kitaplardaki yazılar resimler televizyondaki görüntüler soyut yani meta-algılardır. 5-duyunun ötesindeki sistemlerle algılanırlar ki bu da 0-3 yaş beyninde henüz yoktur.
 
O halde, bebeği zeki yapmak için onu kitapla tanıştırmak yeterli olmadığı gibi anlamlı da değildir. Yeri gelir zararlı bile olur.
 


12

Yorum Ekle

Web Tasarım Data1        

İsim Bankası

Reklam Verin

Tatlı Sözlük