Uzmanlarımız

Prof. Dr. Sabiha Pektuna Keskin( Kimdir? )
Ruh Sağlığı

Çocukta Özgüven Gelişimi

Bebeğin süt verilmesini beklemesi doğaldır. Çünkü o henüz ‘almak’ dönemindedir. Zaten gidip alabilecek yetenekte değildir. Bu, ‘diğerlerine güvenebilmenin’ ilk temel taşının konduğu dönemdir. Yaşamının ilk üç yılında çocuk, isteklerini anında karşılayan, sımsıcak sarmalayan, bol bol dokunan, özverili, koruyucu ve kollayıcı anne davranışlarıyla büyütülmelidir. Asla ağlatılmamalıdır. Aksi halde yaşam boyu diğerlerine güven duygusu gelişemez. Onun yerine ‘paranoya’ gelişir ki; yaşamı berbat eder.  

(Buradan çocukları ‘ağlata ağlata’ sütten kestirenlerin, yatak ayırtanların, yuvaya verdirenlerin  kulaklarını çınlatalım ki, verdikleri hasar sınırlı kalsın.)
 
Üç yaşından sonra çocuk besinini hazır olmak kaydı ile gidip bir yerden alabilir. En azından aç kalmaz. Bu dönemde, onun korumalı bir şekilde çevreyi araştırmasına izin vermek, ileride kararlı bir birey olmasının önünü açar. Çünkü özgüven bu yaş aralığında kazanılmaz, sadece çevre araştırılır. Araştırma sırasında her can acıması ona geri adım attırır.
 
Dört yaşında cinsel kimliğini fark eden çocuk -ki bu da her dönem gibi zorlayıcı bir süreçtir- altıdan on bir yaşına kadar yaşıtları ve kendi cinsi arasında yarışarak almayı öğrenir. İşte bu yaş aralığı kendine güvenin kazanıldığı dönemdir. (Bkz. Sabiha Paktuna Keskin, Çocuklarla Doğru İletişim)
 
Çocuk başarı ile çıktığı her yarıştan sonra kendine güven duymaya başlar. Bu annenin zoru ile olacak bir durum değildir. Yani dökme suyla dönen değirmen kendine güven duygusunun gelişmesine hizmet edemeyecektir.
 
Çocuk taso topluyorsa, doğru davranış annenin onun taso sayısının artmasına katkıda bulunması ya da artmasını teşvik etmesidir. Buradaki esas, doğanın seyridir. Bu seyir masa arkasında verilen, doğaya uymayan kararlar ve tutum ile değiştirilemez.


1

Yorum Ekle

Web Tasarım Data1        

İsim Bankası

Reklam Verin

Tatlı Sözlük