Uzmanlarımız

DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü( Kimdir? )
Ruh Sağlığı

Sevmeyi Sizden Öğrensin

Sevgi kavramını çocuk hangi dönemden itibaren öğrenir? 
Sevginin temeli güven duygusudur. Kişilerarasında sevgi olabilmesi güven duygusunun varlığına ve kişinin yaptıklarının koşulsuz kabulleniş ile karşılanacağına inanmasına bağlıdır. Tüm bunlar göz önüne alındığında, aslında bir çocuk için sevgi kavramının oluşumu, doğumdan itibaren tohumları atılan devamlı bir süreçtir. Anne ile yenidoğan arasında oluşacak “bağlanma” tarzı, çocuğun ileriki yaşamında ne tür ilişkiler kuracağına dair ipuçları içerir. Özellikle ilk bir yıl içinde beslenme, uyku, temizlik gibi temel ihtiyaçları zamanında ve koşulsuz karşılanan, bunun yanında bedensel temasın yeterli olduğu koşullarda yetişen çocuk “güvenli bağlanma” geliştirir. Bu tür bağlanma geliştiren çocuğun gelecek yaşamında güven duyma ile ilgili problemler yaşamayacağı ya da yaşama olasılığı daha az olacağı için sevgiyi hissetmesi ve hissettirmesi daha kolay olacaktır. Bunun aksine, fiziksel ve duygusal ihtiyaçları zamanında ve yeteri kadar karşılanmayan, dolayısıyla “güvensiz bağlanma” geliştiren çocuk, anneye ya da bakımını üstlenen kişiye karşı güvensizlik yaşar. Bu durum çocuğun yaşamında birtakım kişilerarası sorunlara zemin hazırlar. 
 
O'na bunu anlatmanın yolları nelerdir? 
Çocuğa sevgiyi anlatmak, ona sevildiğini hissettirmekle başlar. Elbette her anne-baba çocuğunu sever. Ama bunun çocuk tarafından hissediliyor olması gerekir. Doğum ile başlayan bu süreçte önemli noktalardan birisi, çocuğun isteyerek dünyaya getirildiğine inanmasıdır. Bu onun kendini değerli ve sevilmeye layık görmesine yardımcı olur. Diğer bir nokta, ona zaman ayırmaktır. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki çocuğunuzla geçirdiğiniz zamanın süresinden çok kalitesi önemlidir. Bütün gün onun yanında olabilirsiniz ama bir paylaşım içinde değilseniz, sorularını veya söylediklerini kulak ardı ediyorsanız, önemsenmediğini düşünebilir. Ayrıca, sevgiyi yaşamanın ve yaşatmanın yolu koşulsuz kabullenişten geçer. Çocuğunuzun koşulsuz sevildiğine inanması yine sevgiyi öğrenmesinde önemli bir noktadır. Çocuklar, koşulsuz sevme ve güvenme içgüdüsü ile dünyaya gelirler. Onlara sevginin koşullu olabileceğini bizler öğretiriz. “Bak yemeğini yemezsen annen olmam” deriz, “Bir daha ödevini yapmazsan öğretmenin seni sevmez” deriz. Halbuki, ne yemek yemediğinde anne anneliğinden vazgeçebilir, ne de öğretmen öğrencisine olan sevgisini yapılan ödevlere endeksler. Ama çocukların bilişsel yetileri henüz bu muhakemeyi yapmaya yeterli olmadığından, ancak bazı koşulları yerine getirirlerse sevileceklerine inanabilirler. Çocuk, koşulları yerine getiremediğinde kendini sevilmeye değer görmez. Bu nedenle aileler, bu tarz konuşmalar içine girmekten kaçınmalıdır. 


12

Yorum Ekle

Web Tasarım Data1        

İsim Bankası

Reklam Verin

Tatlı Sözlük