Uzmanlarımız

Psikolog Serap Duygulu( Kimdir? )
Ruh Sağlığı

Çocuğunuza Sevginizi Göstermenin Yolları

Çocuklarımız; doğdukları andan itibaren hayatımızı geri döndürülemez biçimde farklılaştıran, yaşam biçimimizi, hayata bakış açımızı, beklentilerimizi ve bütün bildiklerimizi değiştiren ve bizi biz yapan küçük meleklerimiz. Çocuklarımızın varlığıyla beraber, bir anda annelerimizi anlamaya başlarız. Kendi ailelerimizin bizim için neden o kadar çok endişeli olduklarını öğreniveririz. Ve ‘sen de anne olunca anlarsın’ cümlesinin ne anlama geldiğini keşfederiz. Onlar büyüse de, evlenip çoluk çocuğa karışsa da bizim küçük meleklerimiz olarak kalmaya devam ederler. Tıpkı bizim kendi anne babalarımızın gözünde hiç büyümediğimiz gibi, onlar da hiç büyümezler.

Çocuklarımız olunca sevginin bile anlamı başka olur. Karşılıksız, çıkarsız sevmeyi öğretirler bize. Çocuklarımızı çok severiz ve bu sevginin üstüne başka sevgi olmadığını söyleriz. Ancak sevgimizi çocuklarımıza nasıl gösterdiğimizi ya da göstermemiz gerektiğini çok düşünmeyiz. Oysa üzerinde durulması gereken asıl konu budur. Çok sevdiğimizi söylediğimiz çocuklarımıza bu sevgimizi yeteri kadar ifade edebiliyor muyuz? Başkalarına rahatça söylediğimiz duygularımızı bu duygularımızın asıl sahibi olan çocuklarımıza nasıl göstermeliyiz?
 
Bu üzerinde ciddi olarak düşünülmesi gereken bir konudur ve asla hafife alınmamalıdır.
 
Çocuk eğitiminde sevginin yeri
Çocuk eğitimiyle ilgili olarak bilinmesi gereken tek bir kural vardır ki o da çocuk eğitiminde katı kurallara yer olmadığıdır. Çünkü her çocuk farklıdır, her çocuğun ailesine yansıması farklıdır ve her çocuğun yaşadıklarıyla yaşattıkları birbirinden farklıdır. Dolayısıyla eğitimde sevginin yeri dediğimizde geçerli olan tek bir kural vardır:
 
Olumsuz davranışları görmezden gelmek, olumlu olan her davranışı pekiştirmek ve desteklemek. Bunun için de koşulsuz sevgi gerekir. Kızsak da, üzülsek de, mutluyken de kırgınken de kayıtsız şartsız sevgi gereklidir.
 
Çocuğumuz şartlar ve durum ne olursa olsun pazarlıksız olarak onu sevdiğimizi ve bu sevginin hiçbir durum ve şartta değişmeyeceğini bilmelidir. Sevgi çocuğumuzla aramızdaki yegane bağdır. Bu bağ ne kadar sağlamsa ve ne kadar sağlıklı örülmüşse o kadar donanımlı ve kendine güvenli bir çocuk yetiştirebiliriz.
 
Onunla ilişkimiz o kadar sorunsuz olur ve gelecekte sorumluluklarının bilincinde, sevgi vermeyi bilen bir yetişkin olarak var olur. Dolayısıyla sevgi çocuğumuzla olan ilişkimizin olmazsa olmaz tek kuralıdır.
 
Bir elbisesi eksik olabilir, bir öğün yemek yemezse büyük bir eksiklik olmaz ama sevgi olmazsa bütün psikolojik ve biyolojik gelişimi etkilenir.
 
Eğitim dediğimiz şey hep anlaşıldığı üzere sadece disiplin ve ciddiyet demek değildir. Özellikle çocuk eğitiminden bahsediyorsak mutlak koşul sevgi olmalıdır. Sevgi vererek, sevgiyle öğreterek, çocuklarımızın kişiliklerinde çok sağlıklı bir yapılanma oluşturmamız mümkündür.
 
Eğitim hayat boyunca süren bir eylemdir. Sadece okul yaşamını kapsamaz. Öğrenim bir süreç, eğitim bu süreç sonucunda elde edilecek birikimdir. Dolayısıyla bütün bir ömür aslında eğitim hayatının ta kendisidir ve sadece sevgiyle verilen eğitimler kalıcı olarak iz bırakabilir.
 
Kısacası sevgi üzerine bir şey eklemeye gerek kalmadan, şartlara koşullara bağlanmadan çok değer verdiğimiz çocuklarımıza verebileceğimiz en değerli hazinemizdir.


1234

UZMANIN DİĞER YAZILARI

Yorum Ekle

Web Tasarım Data1        

İsim Bankası

Reklam Verin

Tatlı Sözlük