Hoşgeldiniz (Küçükİnsan için belirlediğiniz kullanıcı adı-mail adresi ve şifrenizle giriş yapabilirsiniz) Arama | Aktif Konular | Giriş

Cevapla
Kimden:
Mesaj:

Bir mesajdaki maksimum harf sayısı: 32767
Kalın İtalik Altçizgi   Highlight Alıntı Kod Resim Ekle Link Oluştur   Sola Hizala Ortala Sağa Hizala   Daha fazla BBCode Tagı
Font Rengi: Font Büyüklüğü:
Güvenlik kodu:
Güvenlik kodundaki yazıyı giriniz:
  Önizleme Kaydet İptal

Son 10 E-posta (Ters sıralamayla)
Admin Gönderildi: 27 Ağustos 2010 Cuma 23:16:00(UTC)
 
Doğum olayı yenidoğan bir bebeğin tamamen yeni duygusal bir çevre içine girmesidir.Onun ilk büyüme ve gelişimi fiziksel, zihinsel ve duygusal uyum sürecidir. Gerçekten de bebeklerin tümü benzeri şekilde büyüyor gibi görünüyorsa da her bebek çevresinin duyusal konularına kendi yolu ve zamanına göre yanıt verir. Parlak ışıklar, keskin sesler, sıcaklık değişiklikleri, çocuk bezlerinin dokusu, koku ve tat farklılıkları gibi fiziksel uyarıcılar yeni doğmuş bir çocuk için çok etkileyici olur. Onun vücudu da yeni işlevler göstermektedir: öksürükler ve hapşırmalar, ciğerlerin havayla şişmesi ve inmesi, emen bir ağız, yutan bir boğaz, boş ya da dolu olma duygusu, dışkılama hareketleri gibi.

Sizin bebeğinize vermek istediğiniz fiziksel deneyimlerin çoğu onun için onun henüz düzenleyemediği ve hissedemediği bir duygular kaosu gibidir.

Yenidoğan bebeğinizin duyguları bu en temel vücut duygularında köklenmektedir. Mutluluk: sıcak, tatmin ve uyarıcı olmaktadır. Sakinleştirici bir melodi söyleyen bir kişiyi dinleme ve rahat etme şeklindedir. Mutsuzluk ise tersine, aç olma, yorulma, üşüme, rahatsızlık duyma, yüksek sesten ya da bir cevap alamamanın yalnızlığı ile kendini gösterir. Çok küçük bir bebeğin duyguları hem bu fiziksel deneyimlerden hem de ebeveynlerinin yanıtlarından çıkardığı anlamlara dayanır. Üşüme ve aç olma duygusunu mutsuzlukla ilişkilendirir, çünkü özellikle bu duygular hoş duygular değildir ve sonra özellikle ona "zavallı bebek, çok mu acıktın,üşüdün, uykun var? Anne şimdi geliyor- Şimdi sana bakacak") diye söylediğinizde rahatlar. Bu konuşmayı işitmek, bebeğin fiziksel duyguları için iyi ile kötünün anlamlarını oluşturmasına yardım eder.

Küçüğünüz ilk aylarında dış dünya ile olan duygusallığını yavaş yavaş kullanmaya başladıkça siz onun hoşgörüleri ve tercihlerinin farkına varmaya başlarsınız. Bebeğinizin ara sıra önceden kestirilemeyen davranışları canlılığını kaybetmeye başlar. Sindirim genelde daha düzgün olmaya başlar ve onu ne kadar besleyeceğinizi tam olarak ayarlayabilir hale gelirsiniz. Uyku alışkanlığı da değişecektir, alışılmamış olaylara daha çok dikkat etmenize izin verecek belirgin bir tutarlılık geliştireceklerdir. Bebeğinizin ağlamalarının farkı gittikçe daha kolay ayırt edilebilir olacaktır. Onun rahatını sağlamak için öncelikle neye ihtiyacı olduğunun farkına varacaksınız: bu ona biberonunu vermek, onun altını değiştirmek ya da ona şarkı söylemek, onu kucağınıza almak olabilir. Bebeğinizden gelen tüm bu cevaplar sizi ona nasıl yaklaşacağınız, onu nasıl mutlu edeceğiniz, sıkıntılarını nasıl gidereceğiniz ve duygularına nasıl hitap edeceğiniz konusunda yönlendirecektir.